Biyografi

John Fitzgerald Kennedy Kimdir

John Fitzgerald Kennedy Kimdir

John Fitzgerald Kennedy (JFK), 29 Mayıs 1917’de Brookline’de doğmuştur. Dokuz kardeşten en büyüğüdür. Ailesi İrlanda kökenliydi. Bu bakımdan başkan olduktan sonra İrlandalıların hem Amerika’daki, hem İngiltere’deki durumlara düzelmeye; Amerikalı İrlandalılar, İrlanda’nın İngilizlere karşı mücadelesinde İrlanda’nın yanında taraf tutmaya başlamıştı. Bu da İngiltereyi kızdıracaktı. Bu bakımdan ileride, Kennedy’ye tertiplenen suikastte İngiliz istihbaratının da parmağı olduğu söylenecekti.

Kennedy’nin çocukluğu hastalıklarla boğuşmakla geçmişti. Bir defasında, yaşamasından ümit kesilmişken, bir aylık süre sonunda hayata dönmüştü. O iyileştikten sonra ailesi, onun hastalığını espri konusu yapmış ve (kanının birkaç damlası bile onu ısıran sivrisineği hasta edip öldürebilir), demişlerdir.

1940’ta Harvard Üniversitesini bitirdikten sonra donanmaya katılan Kennedy’nin içinde bulunduğu gemi 1943’te Japonlar tarafından batırılmış, kendisi bu saldırıdan kurtulmuştu. 12 Eylül 1953’te sonradan kendisi kadar ünlü olacak olan Jacqueline Bouvier’le evlenen Kennedy, üç dönem beyaz saray sözcülüğü yapmasının ardından, senatoya seçilmişti. 1960’taki Başkanlık seçiminde Demokrat Parti tarafından Nixon’a karşı aday gösterilmiş ve kazanmıştı. 43 yaşında Başkan seçilen Kennedy, ABD tarihinin en çok sevilen ve en karizmatik başkanı olarak tanınacaktı.

Başkan seçildikten sonra sosyal problemleri çözmek için de yoğun gayret gösteren Kennedy, 29 Ağustos 1963’te otellerde, lokantalarda, okullarda yürürlükte olan ırk ayırımının kaldırılması için kongreye bir kanun tasarısı sunacaktı. (O sıralar lokantalara, otellere, (köpekler ve zenciler giremez), gibisinden aşağılayıcı levhalar asılmaktaydı.)

Kennedy başkan olduğu sıralarda, meşhur film yıldızı Marilyn Monroe ile birlikte olduğu söylenmiş ve bu ilişki, o sıralar basının dilinde çokça gezmiştir.

Sırlarla dolu suikast: Kennedy 22 Kasım 1963’te Texas eyaletine gitmiş, oradan Dallas’a geçmişti. Halka bir konuşma yapacaktı. Yanında kansı olduğu halde üstü açık bir arabada giderlerken, yolun her iki tarafını doldurmuş binlerce Amerikalıya gülerek el sallamaktaydı. İşte ne olduysa o esnada oldu, bir suikastçı tabancasını ateşleyerek Kennedy’i tam alnından vurdu. Kurşunun girdiği yerden oluk oluk kan akmaya başladı. Karısı donup kalmıştı. Bu suikast’ beklemeyen görevliler şaşkındı. Saldırgan olduğu söylenen bir kişi yakalanarak göz altına alındı.

Bu suikast tarihe, (esrarengiz olaylardan biri), olarak geçecekti. Zira, suikast’ gerçekleştiren kişi olarak yakalanan Lee Harvey Oswald, yakalandıktan üç gün sonra Jack Ruby tarafından öldürülmüş, o da kısa müddet sonra suikaste kurban gitmişti. Daha da enteresanı, suikastla doğrudan ilgisi olduğu söylenen 18 kişinin tamamı, iki ay kadar kısa zaman içerisinde çeşitli (kazalarla) hayatlarını kaybetmişlerdi. Bu peş peşe ölümlerle suikast üzerindeki sır perdesi iyice kalınlaşmıştı.

Kennedy vurulduktan sonra süratle hastahaneye ulaştırıldı, ama kurtarılamadı. O ABD Ulusal Ölçüm Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre, yüzde 26 ile tüm zamanların en çok sevilen ABD Başkanıydı. Ölümünden sonra o kadar yıl geçmesine rağmen, onun kim veya kimler tarafından öldürtüldüğü sorusu hala cevap beklemekte, hayatı ve ölümü üzerine kitaplar yazılmakta, filmler çevrilmektedir. En son, Hollywood yapımı JFK isimli filmde, sır perdesi aralanmaya çalışılmış ve projektörler, CİA başta olmak üzere derin devlet üzerine çevrilmiştir.

Filmde ne denilirse denilsin, onun öldürülmesi üzerindeki sır perdesi hala tam olarak aralanmış değildir. Bazılarına göre bu suikast Amerikan derin devletinin işidir. Bazılarına göre Kennedy’yi Domuzlar Körfezi çıkartmasına misillime olmak üzere Castro öldürtmüştür. Bazılarına göre de suikastte Amerikan dolarının basımını tekelinde bulunduran Federal Reserve Bank’ın (FRB) parmağı vardır. Yahudi kökenli ailelerin ortağı olduğu bu bankanın sahipleri arasında; Bank of England’ın sahibi Rothschilds ailesi, Rockfeller ailesi, Texaco petrol şirketleri bulunmaktadır.

ABD’nin piyasaya süreceği para FRB’nin matbaalarında basılmakta, FRB, bu banknotları ABDye borç olarak vermektedir. ABD, FRB’den aldığı kağıtlar karşılığında FRB’ye faiz ödemekte, piyasaya sürülen banknotların karşılığının olup olmadığına bakılmamaktadır. İşte Kennedy, 4 Haziran 1963 tarihli ve 11110 sayılı emri ile Amerikan hükümetinin kendi parasını kendi basması yolunu açmıştı. Amerikan hazinesi, kasasında tuttuğu gümüş karşılığında basacağı banknotların piyasaya sürebilecek, böylece borç para vererek devletten faiz toplama gücünü FRB’nin elinden alacak, ABD artık FRB’ye faiz ödemek zorunda kalmayacaktı. Ne var ki bu kararı verdikten yaklaşık altı ay sonra suikaste maruz kalacaktı.

ABD Başkanlarından Abraham Lincoln da ulusal para politikasını düzenleyen bir kanun çıkarttıktan sonra suikaste uğramıştı. Kennedy öldürüldükten 5 ay sonra Amerika yine eskiden olduğu gibi FRB’den aldığı kağıtları (dolarları) piyasaya sürüp, FRB’ye faiz ödemeye devam etti. Şu anda hala dolarların üzerinde yazılı bulunan (Federal Reserve Note), yazısını sildirmeye kalkmak, Kennedy’e pahalıya mal olmuştur.

Diğer biyografi olan Aziz Paul (Aziz Pavlus) bu linke tıklayarak gidebilirsiniz.



REKLAM
2 Comments

2 Comments

  1. Ayşe

    Temmuz 13, 2016 at 3:32 pm

    Çok teşekkürler tam istediğim gibi bir içerik.

  2. Rafaelpt

    Ağustos 14, 2016 at 5:33 am

    John Fitzgerald Kennedy hakkında bilgi için teşekkürler güzel makale

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Konular

Güncel bilgileri sizlerle paylaşarak daha iyi bir şekilde anlamanız için hazırladığımız platformumuza davetlisiniz.

Sizin için en iyi şekilde hazırlanan içerikler yüzde yüz özgün olarak yazılmaktadır.

Copyright © 2016 Sitede bulunan yazıların tümü yazarlarımız tarafından yazılmaktadır. İzinsiz kopyalanamaz.Themetf

To Top